Anasayfa HAKKINDA

Hakkında

e-Posta Yazdır PDF

-Ufuk SEÇME'nin kaleminden-

Burak Kaynarca 1978 yılında Ankara’da doğdu. İlk öğrenimini 3. sınıfa kadar Teğmen Kalmaz İlkokulu’nda, sonra ilk öğreniminin devamıyla birlikte orta ve lise öğrenimlerini Özel Fatoş Abla Koleji’nde tamamladı. Yani Ankara’nın gri ve ciddiyet dolu semalarında temellendirdi hayatını ama, aslen Fatsa’lı olmasının verdiği deli dalgalar hep eşlik etti hayatına…
   
Kim bilir belki de bu sebeple ilgi duyduğu uçuş tutkusunu Eskişehir’de Türk Hava Kurumu Planör Eğitim Merkezinin Başlangıç Programı’na katılarak temellendirdi 1994 yılında…
    
1996 yılında, Türk Hava Kurumu Planör Eğitim Merkezi Tekâmül kursuna katılmaya hak kazandı ve kısa bir süre bu kursa devam etti.  Ancak başka bir istikâmete çevirip yönünü, bu programı yarıda bıraktı. 9 yaşından itibaren  eğitimini aldığı ud sazından vazgeçemeyip Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Sanat Müziği Bölümü giriş sınavlarına katıldı ve kazandı. Konya bundan sonra O’nun için önemli duraklardan biri oldu. Hayatın stabilize yollarının başladığı üniversite yıllarında, belki de inişler-çıkışlar, gel-gitler, bu engebesiz coğrafyada yaşanacaktı.
    
1999 yılında henüz konservatuarda öğrenciyken Kültür Bakanlığı Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun açtığı sınavları kazandı, 2 yıla yakın bir süre bu koroda ud sanatçılığı yaptı. Bir taraftan da Afyonkarahisar’daki Türk müziği konservatuarı oluşumunda yer almaktaydı 1999’da. Dolayısıyla konservatuardan mezun olacağı 2001 yılına kadar Konya-Afyon-Ankara üçgeninde yer aldı. 2001 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarında öğretim görevlisi olan Burak Kaynarca, öğrencilerine; kâinatın büyük bestecisinin ekseninde, perilerin dilini anlatmaya başladı.
    
Evet, bilmek çoğu zaman tehlikeli ve çetin bir yol ama O, bilgiden hiç bıkmadı. 2002 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzik Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı.
    
2003 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Müziği Bölüm Başkanlığı yaptı.
    
2004 yılında üç yıl süreyle yürüteceği Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.
    
Müzik O’nun için sadece bir iş ya da uğraşı değildi. Belki de kendisiyle baş başa kaldığı zamanlarki sorgularının, seslerle ifadesiydi. Tüm bu anayollar, arayollar ne içindi… O’nun duyduğu, bizlere dinlettiği müzik, çıkarımlarla oluşan somut durumun, soyut tahliliydi. Müzik, O’nun kendini ifade ediş şekliydi. Dinlenmek nedir bilmezken, dinletmeliydi.

Yıllardır duyduğu kubbedeki hoş sedalar, çam sakızı çoban armağanı tevazusuyla başkalarına verilmeliydi. Sanat aşkının da yakasına yapışmasıyla; O, koltuklara yerleşmeyecek, ezberi bozmadan ilerlemeyi marifet görmeyecek, gri’yi renk bilmeyecekti.
   
Gönlünden geçenleri eliyle Ud’una yansıtmıştı yıllarca ve dahi bizlere... 2006 yılında Stüdyo BilKay’ın kurulmasıyla açıldı bir sonraki pencere…
    
2008 yılında askerliğini tamamladı ve hayatın farklı pencereleriyle, farkındalığını bütünlemeye devam ediyor şimdilerde. Koltukta taşınan karpuzlar artarken, O, kendini h-içselleştirmenin tevazusuyla; bütünü görmek için bakmaya, gerçek bir’e yaklaşmanın provalarına devam ediyor. Tüm bu provalar spot ışıkları altında ve kalabalığın karşısında değil ama… Mûsikînin dışında bazen motosiklet tutkusu, outdoor, bazen yüzme, bisiklet, gibi ilgi alanlarında, bazen de sualtı dalışlarında…
    
Ben’inden kaçarak benliğini tüm bu tutkularla biz’lere bölüyor. Aynı anda şu zamanda pek çok kişiden duyulan “ben, ben, ben” seslerini gömüyor.
   
Paragraf başlarında yer alan yıllar değil O’nun yaş almasına neden olan. Uyumlu fanilerden olmayan Burak Kaynarca; tevazudan şaşmayan terazisiyle, kendini hiç’e ekledikçe büyümeye devam ediyor…

                                                

Son Güncelleme ( Perşembe, 19 Şubat 2009 15:04 )